Bir Delinin Hatıra Defteri

Bir Delinin Hatıra Defteri” için tasarladığım bu afiş çalışmasında, Gogol’ün ölümsüz eserinin ve Genco Erkal’ın devleşen yorumunun bendeki hissel yansımasını görsel bir dile dökmeyi amaçladım. Poprishchin’in zihnindeki o ince çizgiyi, gerçek ile sanrı arasındaki gitgelleri anlatabilmek için dijital illüstrasyonda ekspresyonist (dışavurumcu) bir tarz benimsedim. Ham fırça darbeleri, kusurlu dokular ve düzensiz hatlar, karakterin her an kırılmaya müsait iç dünyasını ve zihinsel karmaşasını sembolize ediyor.
Görselin kompozisyonunda tekinsiz ve klostrofobik bir atmosfer yaratmak için yeşil ve sarının hastalıklı, boğucu tonlarını baskın renk paleti olarak seçtim. Odanın köşesindeki sandalye ve o sandalyeye eğreti bir şekilde iliştirilmiş, hiyerarşiyi ve deliliğin zirvesini temsil eden mor kağıttan kral tacı, hikayenin trajikomik özünü tek bir karede özetliyor. Solgun sarı bir ışığın sızdığı pencere ise dış dünyaya açılan tek kapı gibi görünse de, aslında karakterin içerideki yalnızlığını ve izolasyonunu daha da derinleştiriyor.
Tipografi kısmında ise tamamen el yazısı hissi veren, kurallardan uzak ve çiğ bir font tarzı kullandım. Başlığın harflerindeki dengesizlik, doğrudan defter sahibinin o anki ruh halini ve el yazısındaki ritim bozukluğunu yansıtıyor. Hem eserin edebi ağırlığına saygı duruşunda bulunan hem de tiyatro sahnesinin o dramatik ışığını afişin bütününe yayan, güçlü bir atmosfer tasarımı ortaya koymaya çalıştım.
